Yıl 1995. Takip ettiğim davalar için Dalaman’a gidiyordum. Akşam olmak üzereydi. Dinar’dan geçiyorduk. Birden ortalık karıştı. Büyük bir gürültü ve toz bulutunun içinde kaldık. Deprem
İşçilerin işten atılma riskini göze alarak sendika üyesi olmalarının belirleyici nedeni ücret, ücrete bağlı haklar ve çalışma koşullarında iyileşme sağlama istemidir. Sendikalar, işçilerin çıkarlarını korumak
“Sosyal politika”, yeni doğan bebek ölüm oranının yüksekliğini, yetersiz beslenme nedeniyle gelişemeyen çocuğu, okulsuzluk yüzünden geleceği yok edilen genç kızı, çocuk gelinleri, “Yukarıda açlık aşağıda
İşverenin haklı feshi değişik isimlerle biliniyor: Yasa, “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığı altında düzenlenmiş. Çalışanlar adına tazminatsız işten çıkartma diyor. Sadece çalışanlar değil,
Çalışma yaşamının en önemli sorunlarından birisi işçinin kıdeminin, günlük, haftalık çalışma sürelerinin, ücret ve eklerinin, yıllık izini kullanıp kullanmadığının gerçeğe uygun olarak belirlenmesidir. İş yasası
Aynı durumda olan işçiler arasında ayrım yapmamak, Anayasa madde 10 ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesine göre işverenin işçiye borcudur. Durum ciddi. İşveren bu
“Rıza pazarı bu, işine geliyorsa çalışırsın işine gelmiyorsa işte kapı orada.” İşverenlerden çok sık duyduğumuz bu ve buna benzer restler aslında sözleşme serbestisine gönderme yapan
Koronavirüs salgınıyla birlikte istisna olan çalışma biçimleri, yaygınlaşan bir çalışma biçimine dönüşme eğilimine girmiştir. Evde çalışmanın iki biçimi vardır. Birincisi evde halı dokutma, evde fermuar
Durum çok ciddi. Aklı başında, salgını takip eden herkes uyarıyor. Örneğin Prof. Dr. Bengi Başer hesabından diyor ki: “Değerli takipçilerim, Covid-19 çok sinsi bir düşman;
